Cinsel istismar failinden değişmeyen savunma: İftira

  • 09:04 29 Ekim 2020
  • Hukuk
Şehriban Aslan
 
DİYARBAKIR - Bağlar ilçesinde bir çocuğa cinsel istismarda bulunan Ömer Taş hakkında hazırlanan iddianamede 32 yıla kadar hapis cezası istendi. Sanığın suçlamaya karşı savunması ise “iftira” oldu.
 
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde Ömer Taş, 21 Ocak’ta bir çocuğa cinsel istismarda bulundu. Ailenin şikayeti sonrası başlatılan soruşturma kapsamında 2 Mart’ta Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı “çocuğun nitelikli istismarı”, “cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “tehdit” suçlarından iddianame hazırladı. Hazırlanan iddianamede Ömer Taş için 32 yıla kadar hapis cezası istendi.
 
Cinsel istismarda bulunup tehdit etti
 
Tacize maruz bırakılan çocuk, 21 Şubat tarihinde Çocuk İzlem Merkezi'nde (ÇİM) verdiği ifadede, Ömer Taş’ın kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, erkeğin kimseye söylememesi için kendisini tehdit ettiğini ve şikâyetçi olduğunu belirtti.
 
Rapor: İfadeler tutarlı
 
ÇİM tarafından tanzim edilen Adli Görüşme Değerlendirme Raporu’nda çocuğun gelişim olarak yaşına göre mental kapasite ve sözel beceriye sahip olduğu, çocuğun ön görüşme ve adli görüşmede tutarlı ifade verdiği, iki görüşme arasında fark bulunmadığı ve ifadelerin güvenilir olduğu kaydedildi.
 
Savcı ayrı ayrı suçlardan ceza istedi
 
Savcı hazırladığı iddianamede soruşturma ve toplanan deliller neticesinde, çocuğun Ömer Taş adlı erkeğe iftira atacak herhangi bir gerekçesinin bulunmadığını, çocuğun beyanlarının tanık ve müştekiyle uyumlu olduğunu, şüpheli Ömer Taş’ın suçtan kurtulmaya dönük ifade verdiğini belirtti. Savcı, “çocuğun nitelikli istismarı”, “cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “tehdit” suçlarından 32 yıla kadar hapis cezası talebinde bulundu.
 
Sanık 'şoktayım' dedi
 
İddianame Diyarbakır 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, davanın son duruşması 2 Ekim’de görüldü. Davada sanık Ömer Taş da benzer bir ifade vererek, olayın “iftira” olduğunu söyleyerek kendini aklamaya çalıştı. Daha önce “olayın şokundan” detaylı savunmada bulunamadığını, çocuğun ailesinin kendisinden para almak için iftirada bulunduğunu, duruşmalardan bağımsız tutulmak istendiğini belirterek beraatını talep etti.
 
Çocuğun annesi ise sanığı tanımadığını, sadece birkaç kez mahallede gördüğünü ve sanıktan şikâyetçi olduğunu kaydetti.
 
‘Yeğenimin psikolojik sorunları başladı’
 
Çocuğun halası yeğeninin olayı kendilerine anlattığını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: “Yeğenim sanığın kendini istismar ettiğini ve kendisini anne ve babası ile tehdit ettiğini söyledi. Yeğenim sanığın kendisine birkaç kez erkek arkadaşı olma yönünde teklifte bulunduğunu da söyledi. Yeğenim de korkarak aileden birine zarar gelir diye bize bir ay sonra anlattı. Ayrıca yeğenimin psikolojik sorunları da başladı. Sanıktan şikâyetçiyim.”
 
‘İftira atılacak herhangi bir husumet yok’
 
Duruşmada çocuğun avukatı da katılanların sanığa iftira atmasını gerektirecek bir husumet olmadığını belirtirken, çocuğun beyanlarının göz önüne alınarak sanığın tutuklanması talebinde bulundu.
 
Duruşma ertelendi
 
Mahkeme heyeti sanığın tutuklanması yönündeki beyanları tutuklanma şartlarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle reddederek bir sonraki duruşmayı Aralık ayına erteledi.