Kum ocağına karşı direniş: Burayı vermeyiz!

  • 09:05 26 Mart 2025
  • Ekoloji

       

Gülistan Gülmüş-Pelşin Çetinkaya    
 
AMED-Hûsikan köyünde yapılmaya başlayan kum ocağına karşı nöbet tutan yurttaşlar, topraklarını şirketlere vermeyeceğini kaydederek, “Bizler burada hayvancılık yapıyoruz, hepimizi öldürecek olsalar bile biz burayı vermeyiz” dedi.
 
Amed’in Xana Axpar (Çınar) ilçesine bağlı Hûsikan (Husikan) köyünde, Kalyon İnşaat’ın kum ocağı projesi köylülerin tepkisini çekti. Girgever bölgesindeki akarsu yatağında başlatılan çalışma kapsamında ağaç kesimine başlayan şirket, 24 Mart'ta köylülerin protestosuyla karşılaştı. Üç gündür süren direnişte dün jandarma köye giriş-çıkışları kapattı ve köylülere ateş açtı. Müdahale sonucu Mustafa Alay, Mehmet Can Alay ve Fethi Turgay gözaltına alındı.
 
Köy sakinleri konuya ilişkin tepkilerini ajansımız aracılığıyla paylaştı.
 
‘Burada çoluk çocuğa saldırı yapıldı’
 
Sıdıka isimli yurttaş: “Bizler yapısı taşlı olan bir  yerde yaşıyoruz. Hayvanlarımız aç, o yüzden onları bu ağaç ve bitkilerle besliyoruz. Kimsenin köyde yaşananlardan haberi yok. Burada topraklarımızı satmışlar. Dün askerler gelip burayı adeta savaş alanına çevirdi. Bizim başımıza gelen kimsenin başına gelmemiştir. Bizlerin umudu yok. Bunların sorumlusu muhtardır. Bizler ne yapacağız? Burada çoluk çocuğa saldırı yapıldı, muhtar bir kenara geçti. Bize burada bir çalışma olacağı söylenmedi.”
 
‘Çocuklarımızı gözaltında tutuyorlar’
 
Sakine Alay: “2 yıldır bu toz duman bizim içimizde. Bizler geçimimizi hayvancılıkla sağlıyoruz. İleride evim var ne zaman kamyon geçse bütün tozu dumanı içine giriyor, evimizde doğru düzgün oturamıyoruz. Çocuklarımız bu yüzden sürekli öksürüyor, hastalanıyor. Kamyonun önüne geçip, neden böyle yapıyorsunuz dediğimde gidip bizi şikayet ettiler. Astsubaylar gelip bize, ‘Kamyonların önüne neden geçiyorsunuz’ diyor. Biz de burada yol açmayın diyoruz. Eğer bize bulacakları bir yer varsa gideriz, onlar da burada ne yapıyorsa yapsın, biz nereye gidelim? Bizim gidecek bir yerimiz yok. Bu kamyonlar aşağıda bir yerlere şirketle gidiyor, kum topluyor. Yollar da bozulmuş. Askerler bize silahla saldırdı. Eğer işe yarayacaksa direnmeye devam ederiz, gücümüz yeterse direnmeye devam ederiz. Dünden beri çocuklarımızı da nezarette gözaltında tutuyorlar. Kadınlara saldırdılar, gözlerimize gaz sıktılar.”
 
‘Karakol hangi hakla çocuk ve kadınların olduğu yerlerde silah çekiyor’
 
Hamdiye Abay: “Bize topraklarımızdan, yerlerimizden çıkmamızı söylüyorlar. Dün burada silahlarla kadınlarla çocukların arasına daldılar. Dün burada bir kadını hastaneye kaldırdık. Ne zaman sesimizi çıkaracak olsak muhtar gidip devlete şikayet ediyor, onlara bizim adımızı veriyor. Hem karakol hem de muhtar bu işten kar sağlıyor. Ondan sonra zarar gören biz oluyoruz. Bizler burada büyümüşüz, hayvancılıkla uğraşıyoruz, ekim yapabileceğimiz topraklarımız olmadığı için bizler de hayvancılıkla uğraşıyoruz. Karakol hangi hakla çocuk ve kadınların olduğu yerlerde silah çekiyor?”
 
‘Muhtar 4 aileyi şikayet etti’
 
Azize Turgay: “Burada taş ve silahlarla saldırdılar, bizler perişan olduk. Şirketler buradan para yiyor, bizim hayvanlarımız bu dağlarda otlanıyor. Bizler var olan imkanlarımızla hayvancılık yapabiliyoruz. Şirket bunun için yanımıza gelip bir şey demedi. Her şey sadece muhtara söylendi. Her şeyi kendilerine göre yapıyorlar. Muhtar buradaki 4 aileyi direniyor diye  şikayet etti. Madem burada böyle şeyler yapacaklar bize yeni bir yer temin etsinler. Dünden beri 3 çocuğumuz gözaltına alınmış. Askerler burada gözlerimizi açmamıza bile izin vermiyor. Sürekli köy içinde geziyorlar.”
 
‘Bizler yoksul insanlarız, nereye gideriz’
 
Mediya Akgeçit: “Bizler burada hayvancılık yapıyoruz, hepimizi öldürecek olsalar bile biz burayı vermeyiz. Bizi rahat bıraksınlar, bizim ekip biçebileceğimiz topraklarımız da yok. Bu dağlar, ağaçlar olmasa bizler ne yaparız? Bizler yoksul insanlarız, nereye gideriz? Bize bir kapı açsınlar bizler de gidelim. Bizler burayı vermeyiz diyoruz, onlar da burayı sizden alacağız diyorlar. Burada silah sıktılar, bizlere biber gazı sıktılar. Çocuklarımız çok korktu. Bize bir köy bulsunlar ondan sonra bizi çıkarsınlar.”
 
‘Burayı yıkarlarsa nasıl geçineceğiz’
 
Süreyya Çelebi: “Hayvanlarımız aç, bizler kendimizi geçindiremiyoruz. Burayı yıkarlarsa biz nasıl geçineceğiz, bizim durumumuz yok. Ölüm olsa da biz ölüme gideriz ama toprağımızı vermeyiz. Dünden beri boğazımız kurudu, bize silah çektiler. Çocukların  önünde silah çektiler, kadınlara silah çekip biber gazı sıktılar. Hani nerede kadın hakları?”
 
‘Sırtıma atılan taşla bayıldım’
 
Zine Akgeçit: “Benim sırtıma atılan taşla bayıldım. Daha sonrasını hatırlamıyorum. Daha sonra kendime geldiğimde burayı vermeyeceğimizi söyledim. Çünkü biz burada hayvancılıkla geçiniyoruz. Eğer burayı bizden alırlarsa bize ne yaparız?”