Katletme girişiminde bulunan sanığa mahkemeden tahliye ödülü

  • 16:46 17 Aralık 2020
  • Hukuk
DİYARBAKIR - Esengül Y.’yi katletme girişiminde bulunan Murat Çoban’ı mahkeme tahliye ederek ödüllendirdi.
 
Diyarbakır’da hakkında 3 kez uzaklaştırma kararı verilen, 30’u aşkın şikayette bulunulan Murat Çoban’ın boşandığı Esengül Y.’yi katletme girişimine ilişkin davanın duruşması, Diyarbakır 9’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Esengül ve avukatları Çiğdem Sevimli, Gevriye Atlı, Diyarbakır Barosu avukatlarından Hatice Demir, Şeyma Onur, Gamze Aslan, tutuklu yargılanan sanık Murat Çoban ve avukatları Velat Bozhan ve Sait Yakut katıldı. Duruşmaya pandemi gerekçe gösterilerek gazeteciler alınmadı.
 
‘Beni tahrik etti’
 
Sanık Murat Çoban 18 yıllık evli olduğunu, 18 ay önce boşandıklarını ve çocuklarının velayetlerinin Esengül’de olduğunu söyledi. Sanık, bilindik ifadeler kullanarak, katletme girişimini meşrulaştırdı. 
 
‘Çocuklar dinlensin’
 
Esengül’ün avukatı Çiğdem, celse arasında detaylı şikayet ve delilleri yazılı olarak sunacaklarını, çocukların dinlenmesini, sanığın “kasten öldürmeye” yönelik olduğunu ve iddianame konu eylemin ğır ceza mahkemesinde görülmesi kanaatinde olduklarını ve mahkemeden görevsizlik kararı verilmesi talebinde bulundu.
 
Ardından konuşan avukat Gevriye, boşanma davasını müvekkilinin açtığını, sanığın “kasten öldürme" suçundan yargılanması gerektiğini ve tutukluluk halinin devamını istedi.
 
Avukat Hatice Demir, Baro Kadın Hakları Merkezi olarak davaya müdahil olmak istediklerini belirtti. 
 
‘Davacıyım ve şikayetçiyim’
 
Ardından savunmasını yapan Esengül, sanık tarafından kendisine psikolojik şiddet uygulandığını, sürekli tehdit edildiğini belirtti. Esengül sanığın hem çocuklarına dönük hem de kardeşine dönük yaralama eylemlerinin olduğunu ve bunun üzerine boşandıklarını ifade etti. Esengül, “Sanık akıllı telefon kullanmadığından bana mesajları hep sms şeklinde atardı. Boşandıktan sonra da hep tehdit içerikli mesajlar attı. Ben kendisi hakkında pek çok kez şikayetçi oldum. Uzaklaştırma kararı aldım. Uzaklaştırma kararı bittiği gün sanık tekrar yanıma gelip beni rahatsız ediyordu ayrıca çocuklarla hiç ilgilenmemiştir. Çocuklarıma beni öldüreceğini söylüyordu. Böyle olunca çocuklar da yanına gitmek istemiyordu. Ben asgari ücretle çalışıp çocuklarıma bakıyorum. Kendisinden bir kuruş para almadım nafaka davası da açmadım. Olay tarihinden önce yine karakola şikayet edip uzaklaştırma kararı aldım ardından tehdit ve hakaret içerikli mesajlar attı. Dosya içinde olan mesajlar doğrudur. Olay günü hastanenin banko kısmındaydım banko kısmına gelip, ‘benden ne istiyorsun’ deyip kesici aleti göğsüme doğru savurdu. Koluma bıçak darbesi vurdu. Gidecek bir yerim yoktu ben kurtulmak için kendisini ayağımla ittim. Bu defa bacağım kesici alet ile kesildi. Etraftaki insanlar yardım için yanımıza geldi. Sanık ardından yardıma gelenlere tehdit ve bıçak savurdu. Bende üstüm kanlı halde diğer insanlara yardım etmeye çalışıyordum. Kargaşa oldu ve sanık kargaşadan faydalanıp kaçtı. Ben sanıktan şikayetçi ve davacıyım” şeklinde savunmasını yaptı.
 
Savcı sanığın tahliyesini talep etti
 
İddia makamı Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin davaya katılması talebinin kabulüne, her ne kadar görevsizlik talebinde bulunulmuşsa da dosya kapsamında sanığın öldürmeye matuf makul bir eyleminin saptanmadığını, görevsizlik talebinin reddine, dosyadaki iddiaların hakaret, tehdit, ve kasten yaralama suçuna yönelik olduğu, olay tarihinde işlenen eylemlere dair, bahsedilen tanıkların görgüye dayalı bir bilgiye dayanmadığı, yargılamanın uzamasına dönük talebin reddine sanığın üzerine atılı suçlara ilişkin delillerin toplandığını, tutuklulukta geçirilen sürenin göz önüne alınarak tahliyesine karar verilmesi talebinde bulundu.
 
‘İsteseydi öldürebilirdi’
 
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin davaya katılma talebinin reddini isteyen sanık avukatı Sait Yakut, “Zincirleme suç hükümlerinin uygulanamamaktadır. Biz görevsizlik yönündeki talebe katılmıyoruz. Zira kasten öldürme suçu için zamansal ve mekânsal yeterlilik önemlidir. Burada sadece dış faktörler engelleyici olabilir. Sanık isteseydi olay yerinde müştekiyi öldürme imkanına sahipti. Sanık savunması ve müşteki beyanlarından anlaşılacağı üzere sanığın amacı öldürmeye matuf değildir. Müvekkilimiz olay yerine kesici alet ile gitmiştir. Bölgemizde ateşli silah temin etmek çok kolaydır. İstese çok kolay temin edip öldürebilirdi. Müvekkilimin sabıka kaydındaki ilamlar HAGB kararlarıdır. Bu karar askıda bir karardır. Kesinleşmiş bir mahkûmiyet değildir. Müvekkilimin kaçma şüphesi yoktur. Zira ben kendi ellerimle kolluğa getirip teslim ettim. Bıçağı da kendisi teslim etmiş ve delil karartma şüphesi yoktur” diyerek müvekkilinin tahliyesini talep etti.
 
Sanık tahliye edildi
 
Mahkeme heyeti verdiği kısa aranın ardından Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin talebinin kabulüne, görevsizlik talebinin reddine ve sanığın konutu terk etmemesi koşulu ile tahliye edilmesine karar verdi.
 
Mahkeme bir sonraki duruşmayı 28 Ocak 2021'e erteledi. 
 
Verilen kararın ardından Esengül, Huzur Karakolu’na giderek koruma talebinde bulunduğu ve karakolun, “Sana daha bir şey yapılmadı” gerekçesiyle talebi dikkate alınmadığı kaydedildi.