
Suriye ve babası Selahattin’i katleden 4 sanığın duruşması görüldü!
- 19:14 14 Aralık 2020
- Hukuk
DİYARBAKIR - Çermik’te Suriye Özkahraman ve babası Selahattin Özkahraman’ı katleden 4 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde Sultan Özkahraman ve babası Selahattin Özkahraman’ı katleden faillerin yargılandığı davanın ilk duruşması Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Selahattin ve Suriye’nin yakınları ve avukatları Ali Yavuz Aktan, Mehmet Koyuncu ve Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın ayrıca sanıklar Remzi, Hayrettin, Şeyhmus ve Ferit Yalçın bulundukları cezaevinden Ses Görüntü ve Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken sanık avukatları, tanıklar ve Diyarbakır Barosu’ndan çok sayıda avukat duruşmada hazır bulundu.
Duruşma mahkeme başkanının iddianameyi okuması ile başladı.
Sanık birçok soruya ‘şeker hastasıyım’ cevabını verdi
İlk olarak savunma hakkı verilen sanık Remzi Yalçın, katledilen Özkahramanların ailesi tarafından tahrik edildiğini, silahını parkesinin altında sakladığını, tek başına Selahattin’in tarlasına gittiğini ve gebe kızıyla Selahattin’İ katlettiğini belirtti. Sanık Remzi Yalçın ise suçlamaları kabul etmeyerek, tahliyesini talep ederken mahkeme başkanı, “Tek gittim diyorsunuz, araç benim diyorsunuz ama 17 boş kovan bulundu. Sizin silahınız ile bir bağlantı kurulamadı. Buna karşı savunmanız nedir?” diye sordu. Sanık mahkeme başkanının sorusu dahil sorulan birçok soruya şeker hastası olduğunu ve hatırlamadığını söyledi.
‘Teyzemin evine gittim’
Bir diğer sanık Hayrettin Yalçın olayı başkasından duyduğunu, Remzi ile olaydan önce de sonrada görüştüğünü ve olaya ilişkin herhangi bir bilgi ve alakasının olmadığını savunarak savunması için ek süre talebinde bulundu. Bunun üzerine müşteki avukatı sanığa, “Olaydan 45 gün sonra Siverek’te Ramazan adlı şahsın evinde çatıdan kaçar vaziyette kolluk tarafından bulundun. Herhangi bir ilgin yoksa neden kaçar vaziyetteydin” sorusu üzerine sanık, “Mesai yoktu bir şey yoktu Siverek’te teyzemin evine gittim” cevabını verdi.
‘Olay günü balık avlamaya gittim’
Sanık Ferit Yalçın, olay günü balık avlamaya gittiğini yoldayken kendisine telefon geldiğini ve telefonla olayı öğrenip geri döndüğünü belirtti. Sanık suçsuz olduğunu, hiçbir suçu kabul etmediğini ve tahliyesini talep etti.
‘Babama engel olamasaydım ben yapardım’
Sanık Şeyhmus Yalçın ise, “Olayla herhangi bir ilgim yoktur. O saatte hayvanlarla uğraşıyordum. Hayvanlara yem verme saatim her gün bellidir. Evde ben, kız kardeşim annem ve eşim vardı. Yukarı çıktım sesler gelmeye başladı. Sonrasında Ferit amcam aradı ve ‘kalkın bizim eve gelin’ dedi. Gittim amcamın evinde olayı öğrendim. Herhangi bir sorun çıkmasın diye amcam evden çıkmamamı söyledi. Amcam gitti peşinden gittim ardından kolluk kuvvetleri geldi. Gözaltına alınıp ardından tutuklandım. Suçsuzum mağdurum tahliyemi talep ediyorum. Ayrıca babamın böyle bir planının olduğunu bilseydim engel olurdum engel olamasaydım ben gider yapardım” dedi.
Tutukluluğun devamı istendi
Sanıkların savunmaları ve tanıkların dinlenmesinin ardından söz alan iddia makamı müşteki beyanlarına bir diyeceklerinin olmadığını, eksik hususların tamamlanmasını ve tutukluluk hallerinin devamını talep etti.
‘Fiili tasarlamak sureti ile yaptılar’
Müşteki Avukatı Ali Yavuz Aktan, “Taraflar ve sanıklar dinlendi. Olay bir bütünen incelendiğinde HTS kayıtlarına göre saat 12.00 ile 12.10 arası yaşandığı ve 20 dakika öncesinde sanıkların birbiriyle görüştükleri ve sonradan ayrı ayrı numaralar kullanıldığını gördük. Bilirkişi ile bu telefon kayıtlarının raporlanmasını istiyoruz. Ayrıca tarların gözetlendiği, aynı anda hareket ettikleri, soğukkanlılıkla bu kararlarından caymadıkları bu fiili tasarlamak sureti ile icra ettikleri barizdir. Sanıkların tümü suça iştirak ettikleri, tümünün aynı anda olay yerinde olması önemli noktadır. Olayda, ‘Hayrettin kovanlarınızı toplayın’ denmesi olayı destekler niteliktedir. Özellikle Ferit Yalçın balığa gittiğini, olayı sonradan öğrendiğini söylese de olaydan önce görüşmeleri olduğu HTS kayıtlarında yer alıyor. Ferit’in bulunduğu aracın delil karartma maksatlı ön koltuğun paspası yıkanmıştır. Olay yerinde 30 boş kalaşnikof kovanı elde edilmiştir. Tanıklar Ferit’in kendi evine doğru kaçarak gittiğini görmüş. Maktullerin elbiselerinin İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini talep ediyoruz. Eksik hususların giderilmesini ve sanıkların olayı iştirak ettikleri ortadadır bundan kaynaklı tutukluluk hallerinin devamını talep ediyoruz. Ayrıca Birgül Yalçın ve kayıp olan Emre Yalçın’ın tutuklanmasını talep ediyoruz” şeklinde savunma yaptı.
‘Olay tasarlanmış’
Avukat Mehmet Koyuncu, cinayetin tasarlama olduğunu, diğer tüm sanıklarla işlendiği, tanık Güzel Özkahraman’ın beyanlarında her şeyi dile getirdiğini ve tüm beyanlar neredeyse doğrulandığını belirtti. Mehmet, kimse durduk yere eline dürbünü alıp Selahattin ve ailesinin tarlasını gözetlemeyeceğini ifade ederek, “Remzi ‘ben olayı kendi başıma yaptım’ demesi diğer sanıkları suçtan kurtarmaya dönüktür. Remzi’nin olay sırasında farklı telefon kartı kullanması olaydan sonra atması, eylemi daha önce tasarladığını ve planladığını gösteriyor. Bütün sanıklar olay öncesi yoğun bir telefon trafiğinde ama olay esnasında telefon trafiği duruyor sonrasında yine trafik başlıyor. Remzi, Ferit’i aradığında kesinlikle olay gerçekleşmedi. Ferit’i olay yerine çağırdığı HTS kayıtlarından bellidir. Tüm sanıkların tasarlamaktan cezalandırılmasını ve olay öncesi dürbünle olay yerini gözetleyen Birgül Menteş’in aynı gerekçeden tutuklanmasını istiyoruz” dedi.
‘Birgül Menteş tutuklansın’
Müştekilerin avukatı Cihan Aydın, “Yaşananlardan, anlatılanlardan bir güç hakimiyeti olduğunu görüyoruz. Planlı bir şekilde deliller karartıldı, ortadan kayboldular ve sonrasında ortaya çıktılar gözaltına alınıp tutuklandılar. Güzel hanım tüm detayları anlattı bu anlatılanlar hayal ve kurgu olamayacak kadar gerçek. Müşteki Güzel kırk gün boyunca uyuyamadığını, evinin ışıklarını açamadığını, kendisini de öldürebileceklerinden korktuğunu söyledi. Bu durumda sanıkların tahliyesinden bahsetmek abeste iştigal olur” diyerek sanıkların tutukluluk halinin devamını ve Birgül Menteş’in tutuklanmasını talep etti.
‘Masum insanlar cezaevinde tutuluyor’
Son olarak konuşan sanık avukatları ise şunları kaydetti: “Birgül’ün tutuklanma talebini reddedilmesini istiyoruz. Dürbünle gözetleme amacı iştirak anlamına gelmemektedir. Sanıkları yönlendirmede bulunmamıştır. Diğer sanıklarında tutukluluk hallerinin devamı taleplerine itiraz ediyoruz. Ayrıca basında yer alan haberlerde hedef gösteriyor. Açık bir şekilde masum olduğu ortada olan insanların 8-10 ay pandemi koşullarında cezaevinde olması haksızlıktır. Şehmus ve Ferit’in bir veya birkaç adli kontrol tedbiri ile serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Müvekkillerin tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak ve daha fazla mağdur edilmemeleri açısından tahliye edilmeleri talebinde bulunuyoruz.”
Tutukluluk hallerinin devamına karar verildi
Mahkeme heyeti verdiği kısa aranın ardından Birgül Menteş’in tutuklanmasını reddederek, eksik hususların tamamlanmadığı ve adli kontrol tedbirlerinin eksik kalacağı gerekçesiyle dört sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Mahkeme heyeti bir sonraki duruşmayı 25 Mart 2021 tarihine erteledi.